25 Aralık 2013 Çarşamba

bayat bazensizlik

İşte bu sefer farklı..
Aslında aynı..

Çünkü birikmişlik var içinde.. Klavyeme bakmadan yazdıklarımın birikmişliği. Bazense sildiklerimin..
Yeni bir senenin başladığına işaret ederekten. 
Bazenler uğruna. Bazensizlik tatlarına.
Tadabildiğimiz bazensizliklere.
Tadamadığımız "aman boşverlere."

Birikmişlik var bu sefer. 
Bayatlamış olanlar var.
Tazelenmeye yüz tutmuş;
Sevgiler, sevgicikler.

Bir o kadar da masum. 
Bazen yalnış yazıp düzeltmek korkusuna.
Bazen ise yazdıklarımızın yanlış olduğuna,
Kabullenmek gerektiğine,
Bazenlere..

En iyisi mi ?
Saçmalayın gitsin.
Saçmaladıkça insan açılır. Çorap söküğü misali.
Elbet biter, ama yinede rahatlar insan..

Bazen birikmişlikler, aklınızdan sırası belli olmadan geçer.
Rastgele deriz ya buna.
Yok işte öyle değil. Aklımızın, daha doğrusu bizim..
Nasıl olmasını, nasıl hatırlamamızı istediklerimize dair olanlara..
Bir taraftan yazarken, diğer taraftan okunur mu acaba diye,
Yazmamak korkusuna.

Bayatlayan bazenler,
Ardı kesilmeyen zatenler.
Bir o kadar da
Bazensizlikler..

ve;
yine başı sonu saçma sapan dolu birkaç kelime birikintisi,
yine bir başka saçmalama ayini..
uğur karadeniz

20 Aralık 2013 Cuma

bazensizliklerden..



Bir bazensizlik anısına kapılmak vardır hayatta. En azından benim için.. Yani..

Kelimeleri bir araya getirip de kuramadığım bir iki cümle dahi, bazen içimde o kelimelerle yaşıyormuşcasına.. Yani bildiğim, bilmediğim hesabı. İşte tam o anda diyorum ki; "Acaba ? Bazen de..".. Hep bir yüklem kaybı, özne eksikliği.. Nedir bunun çaresi ki ? Daha doğrusu sebebi nedir ? Sebebini bulmadan çare arıyorum acaba ondan mı ?


12 Aralık 2013 Perşembe

Bazense sadece bir hiç bakışı.

Bazen bazı şeylere ara vermek gerek,
Sırf şu eylemi gerçekleştirmek uğruna olsa bile;
Özleyebilmek..

Sadece mesafe koymak değildir ya hani,
Ne kadar uzak olursa olsun değişmiyor ya,
He işte tam oralarda bir yerde;
Dur fazla gitme..

Bazen tek istek sarılabilmek.
Bazen ise sarsılabilmek.
Bazensizlikte kalabilmek;
Zaten bazensizlikte değil midir, tek istekler..

Ve;
Bir çoğu da birer birer.
Özleyebilmek gerek.
Özlemeyi bilmek gerek.

Bazen gereğinden fazla gerek.
Bazense sadece bir hiç bakışı.

Zaten..
uğur karadeniz

1 Aralık 2013 Pazar

kadere göre yaşamaktır ya hayat.

kadere göre yaşamaktır ya hayat.
ederine göre değerlendirmektir ya arkadaş.
veresiye bazen, bazıları ise ölesiye..

serttir ya hava bazen,
ettirmez kimseye soğukluğundan laf.
resimlerin buğulu tarafı gibidir aşk.

odaklanmak gerekir istediğine,
ve bir o kadar da uzak durmak.
kaybederim korkusuna.

buğulanmış cam gibi,
birkaç anlığına yazarsın ya hani,
ya kuruyup gider yada birisi siler.

işte bir o kadar kısa,
bir o kadar da hissettiğin kadar uzun.
kadere göre yaşamaktır ya hayat, sevebildiğince..

uğur karadeniz

30 Kasım 2013 Cumartesi

1,618∞

Altın Oran aslında araştırılarak bulunabilecek bilgisi çok fakat ben yinede paylaşmak istedim.
Evrenin temelinde yatan formül denebiliyormuş kendilerine.  Bu formül günümüzde birçok tasarımda kullanılıyor. Eski yapıtlarda da görülebiliyor. Altın Oran biz insanlarda da mevcut olması akıl almaz bir merak uyandırıyor bende.

Alıntılarla devam edelim :)

14 Kasım 2013 Perşembe

Bazensizlik...

Kızarsın bazen hayata, yaşama, gelmişe, geçmişe.
Bir rahatlama hissedersin bazen sövünce.
uğur karadeniz

12 Kasım 2013 Salı

Dört duvar arasında

Bazen özgürlük isteriz. Aslında özgür olduğumuzu bilmeden. Özgürlüğün istediğimizi yapmak anlamında kalıp, aslında yalnız olmamak anlamına geldiğini, hayatımızda bir başkalarının olduğunu, ve benzeri diğer saçmalamak istediğim şeyleri de bilmeden isteriz. Özgürlüğü..

8 Kasım 2013 Cuma

Çırak - Tess Gerritsen

Yaklaşık bir iki hafta önce bitirdiğim bir kitabı sizlere sunuyorum. Hemde hiç yorumsuz sunmak gerek. Sadece okumak gerek..

Tami Hoag - Ölümden Daha Derin kitabını almak için beklediğim sürede okumam için tavsiye eden öğretmenim sayesinde kitabı okumuş oldum. Çırak kitabını yani :)

Rizzoli/Isles dizisini daha öncelerden izlememden dolayı kitap bana biraz yalın kaldı fakat sonu ve verdiği haz bir hayli bir başka.. 

Diyecek pek fazla bir şey yok. Jane Rizzoli ve diğer karakter tanımlamalarıyla, kitabın üzerindeki derin kan ve cinayet havası çok ayrı bir özellik katmış. Özellikle de Warren Hoyt'un bir kadının boynundaki şah damarlarındaki kan hakkında kurduğu düşünceler..

Okumanızı tavsiye eder, dizisini izlemenizi öneririm. Dedektif hikayeleri sevenlere..

uğur karadeniz

26 Ekim 2013 Cumartesi

güvendiğimiz bazenler..

Bazenlere çok güveniriz.
Farkında olmadan da kullanırız, hiç sormadan. Bir kitap yazmak gibi aslında. Bazen demekten gına gelmiştir belki ve bazenleri toplarız bir araya. İşte o zaman sayfaları hiç bitmek bilmeyen bir kitap çıkar karşımıza. Sayısız kelime, düşünce, hayaller, aşklar, sevgiler, ileriye dönük kurmacalar, geçmişi kurcalayan kuruntular..

Gerçekten biraz düşünüldüğünde bazen yaptıklarımızın rutin olarak değil, istek dışı yapılmasının yanında, farklı bir şey bu. Kelimelerle anlatamıyorum şahsen, bazen.. Gerisi gelmiyor işte. Fakat çok güveniriz bu anlarımıza; Bazenlerimize. Farkında değiliz ki bir gün bizi bırakıp gidebilirler.

Düşünsenize ! Güvendiğiniz, her an baş ucunuzda duran herhangi bir şey gibi. Yokluğunu fark etmemiz uzun sürebilir. Ya sonrası ? Ya güvendiğimiz "Bazenlerimiz" ? Onlarsız ne yaparız ?

Düşünsenize ! Güvendiğimiz kadar da değildir belki. Bazenlerimiz gittiğinde "Zatenler" başlar der, devam ederiz hayatımıza, yazmaya, yaşamaya, sevmeye, .. Devam ederiz sonu gelmeyen cümleleri kurmaya.. Devam ederiz saçmalamaya.. Devam ederiz işte, devam ettiklerimize, edemediklerimize..

İşte bazen böyle yazılar yazarız. Bazen okuduğumuzda hiçbir anlam ifade etmezken, ifadelerin anlamı olduğunu anlarız.
Alakalı mı bilmiyorum ama geçenler can sıkıntısına çıkarttığım bir kitap ayracı :)
uğur karadeniz

22 Ekim 2013 Salı

Karar verilmeli artık..



Evet.
Karar verilmeli artık. 
Çünkü zaman daralıyor,
Sınavlar yaklaşıyor,
Baskı artıyor,
Stres tavan yapıyor,
Başaramamak korkusu sarıyor etrafımızı.