uğur karadeniz
31 Mart 2014 Pazartesi
28 Şubat 2014 Cuma
Biraz daha dayan.
Biraz daha dayanmak lazım. Bugüne kadar nasıl dayandıysak, beklediysek; artık her ne yaptıysanız.. Her ne kadar da sıkılsakta.
Zaten kaybedecek bir şeyimiz yok; bir şeyim yok, olsa bile fazladan bir şey kaybetmek, yenisi için yer açmaktan başka bir şey olmaz. Bazenleriminde dediği gibi, bazen;
Bazen beklemek, bazen sadece beklemek yeter.
Zaten kaybedecek bir şeyimiz yok; bir şeyim yok, olsa bile fazladan bir şey kaybetmek, yenisi için yer açmaktan başka bir şey olmaz. Bazenleriminde dediği gibi, bazen;
Bazen beklemek, bazen sadece beklemek yeter.
uğur karadeniz
23 Şubat 2014 Pazar
25 yayından özetle
Öyle yada böyle işte. Yazabildiğim kadar yazmaya çalışıyorum. Bir o kadarda, susmaya falan filan işte.. :)
Okuyan ve yorumla-ma-yan herkese teşekkürler. :)
Eylül(2)
http://ugurkaradeniz.blogspot.com.tr/2013/09/25-yayndan-ozetle.html
http://ugurkaradeniz.blogspot.com.tr/2013/09/programlayn-ve-yasayn.html
Okuyan ve yorumla-ma-yan herkese teşekkürler. :)
Eylül(2)
http://ugurkaradeniz.blogspot.com.tr/2013/09/25-yayndan-ozetle.html
http://ugurkaradeniz.blogspot.com.tr/2013/09/programlayn-ve-yasayn.html
17 Şubat 2014 Pazartesi
Aklımın köşelerinde köşe kapmaca oynarken
Sevmek ne demekti bu arada ?
Ki bir o kadarda..
Bir o kadar da aşkla,
Bir o kadar.
Bazen aklımın bir köşesinden,
Diğer köşesine..
Geçerken rahatsız ediyorsun beni.
Bir çocuk gibi de mutlu..
Bazen bir o kadar umutlu,
Bazen ise.
Aklımın köşelerinde köşe kapmaca oynarken,
Bendeki sen..
O kadar işte..
Ki bir o kadarda..
Bir o kadar da aşkla,
Bir o kadar.
Bazen aklımın bir köşesinden,
Diğer köşesine..
Geçerken rahatsız ediyorsun beni.
Bir çocuk gibi de mutlu..
Bazen bir o kadar umutlu,
Bazen ise.
Aklımın köşelerinde köşe kapmaca oynarken,
Bendeki sen..
O kadar işte..
uğur karadeniz
9 Şubat 2014 Pazar
kahve.
Bir nevi yalnızlık yoldaşı. Düşünürken, kitap okurken, çalışırken , yorgunluğa karşı ayakta tutan, uyumak için bir nebzede olsa yardım eden, vs. vs.
Biraz da kod yazarken. Aslında kod yazarken yukarıdakilerin bir çoğunu aynı anda yapıyoruz. Bazen o kadar çok dalıyoruz ki, sayfalarca yazdığımızın farkında olamıyoruz. Halbuki toplamda bir kaç satır. Çünkü o birkaç satır için, birçok satırı yazıp, yazıp siliyoruz. Tıpkı insanlara verdiğimiz değer gibi.
Bunların birçoğunu düşünmemi sağlayan, düşünmemizi sağlayan -belki- kahvedir kendimce, bence.
Ve bir o kadar da, bazen...
Kahvenin her yudumunda, düşünceden düşünceye atlarken, birazda o.
28 Ocak 2014 Salı
geçenlerde hayatıma bir baktım..
geçenlerde hayatıma bir baktım;
birde ne göreyim;
biraz bilgisayar kodu,
biraz kahve,
biraz karadeniz,
biraz karamsarlık,
biraz kitap
işte böyle, böyleyim. biraz fazla düşünüp, fazla konuşuyorum. gerçi, düşündüklerimi pek fazla konuşmuyorum, onları genelde yazıyorum. daha da olmadı bir bilgisayarın içinde onları köleleştiriyorum. biraz kitap okuyup, kitaptan haz alıyorum..
bazende biraz;
kendimi görüyorum.
bir başkalarında, bir başkasında, bir filmde, film kitapta, bir fotoğrafta, kendimi kendimde görememek, daha doğrusu kendimi kendime yakıştıramamak, " ne oluyor lan ? " demekten başka bir şey olmuyor aslında.
uğur karadeniz
24 Ocak 2014 Cuma
11 Ocak 2014 Cumartesi
düşünemeyince.
Düşünceler uğruna canlar yanabilir. Yanıyor da. Kimin ne düşündüğü, kimin nasıl düşündüğü, kimin nasıl düşündürdüğünü; düşünmeden. Bazen düşüncelerle büyük savaşlar çıkabilir. Bazen de düşüncelerle kıtaları fethedebilirsiniz. Düşünmek bu, insanoğlu ne düşündüğünüzü pek anlayamaz. Anlasa da kendisi nasıl düşünüyorsa öyle anlar, öyle düşünür, öyle anlatır, öyle yorumlar.
Peki düşüneyemenlere ne olacak ? Düşünmek yerine, hep bir başkasına düşmek ? İşi düşünce değilde, işini düşününce ne olacak ?
Bunu yazarken arkada Mozart'ın bir parçası çalmakta. Hangisi olduğunu bilmiyorum fakat, dinliyorum işte. Ne anlattığını bilmeden. Mozart'ın kendisi acaba hangi düşünceyle bunu çaldığını bilmeden dinliyorum ya, o koyuyor işte bana. Çünkü, çünküsü olmaz böyle bir şeyin belki. Ya da var. Ne düşündüğümü bilemezsiniz ki. Ya da bilirsiniz.
Düşündükçe, düşünmemek için kendini tutmalı insan. Düşüncelerini ve tecrübelerini karşılaştırarak, yeni çıkarımlar yapmalı, elimdekini çok iyi kullanmalı aslında. Elinde değil de işte..
Düşüncelerimize değer verdikçe, neyse...
Peki düşüneyemenlere ne olacak ? Düşünmek yerine, hep bir başkasına düşmek ? İşi düşünce değilde, işini düşününce ne olacak ?
Bunu yazarken arkada Mozart'ın bir parçası çalmakta. Hangisi olduğunu bilmiyorum fakat, dinliyorum işte. Ne anlattığını bilmeden. Mozart'ın kendisi acaba hangi düşünceyle bunu çaldığını bilmeden dinliyorum ya, o koyuyor işte bana. Çünkü, çünküsü olmaz böyle bir şeyin belki. Ya da var. Ne düşündüğümü bilemezsiniz ki. Ya da bilirsiniz.
Düşündükçe, düşünmemek için kendini tutmalı insan. Düşüncelerini ve tecrübelerini karşılaştırarak, yeni çıkarımlar yapmalı, elimdekini çok iyi kullanmalı aslında. Elinde değil de işte..
Düşüncelerimize değer verdikçe, neyse...
uğur karadeniz
her zaman.
her zaman yazılanlardan işte;
"belki sende beni" diye..
her zaman söylenenlerden işte;
"seni seviyorum" diye..
bazenlerde kalmakta var.
bazen sevmekte.
bazen sevilmekte var.
bazen sevdirmekte.
her zamanların yerini almaya başladı artık..
bazen.
bazen o kadar çok bendesin ki,
unutuyorum seni..
bazense,
belki diye.
bazen de
...
"belki sende beni" diye..
her zaman söylenenlerden işte;
"seni seviyorum" diye..
bazenlerde kalmakta var.
bazen sevmekte.
bazen sevilmekte var.
bazen sevdirmekte.
her zamanların yerini almaya başladı artık..
bazen.
bazen o kadar çok bendesin ki,
unutuyorum seni..
bazense,
belki diye.
bazen de
...
uğur karadeniz
25 Aralık 2013 Çarşamba
bayat bazensizlik
İşte bu sefer farklı..
Aslında aynı..
Çünkü birikmişlik var içinde.. Klavyeme bakmadan yazdıklarımın birikmişliği. Bazense sildiklerimin..
Yeni bir senenin başladığına işaret ederekten.
Bazenler uğruna. Bazensizlik tatlarına.
Tadabildiğimiz bazensizliklere.
Tadamadığımız "aman boşverlere."
Birikmişlik var bu sefer.
Bayatlamış olanlar var.
Tazelenmeye yüz tutmuş;
Sevgiler, sevgicikler.
Bir o kadar da masum.
Bazen yalnış yazıp düzeltmek korkusuna.
Bazen ise yazdıklarımızın yanlış olduğuna,
Kabullenmek gerektiğine,
Bazenlere..
En iyisi mi ?
Saçmalayın gitsin.
Saçmaladıkça insan açılır. Çorap söküğü misali.
Elbet biter, ama yinede rahatlar insan..
Bazen birikmişlikler, aklınızdan sırası belli olmadan geçer.
Rastgele deriz ya buna.
Yok işte öyle değil. Aklımızın, daha doğrusu bizim..
Nasıl olmasını, nasıl hatırlamamızı istediklerimize dair olanlara..
Bir taraftan yazarken, diğer taraftan okunur mu acaba diye,
Yazmamak korkusuna.
Bayatlayan bazenler,
Ardı kesilmeyen zatenler.
Bir o kadar da
Bazensizlikler..
ve;
yine başı sonu saçma sapan dolu birkaç kelime birikintisi,
yine bir başka saçmalama ayini..
uğur karadeniz
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)